azımsamak doğru değil, özümsemek kaçınılmazsa eğer. hakedişler üstüne kurulan ahlak evreni dinamiklerini dinamitliyor aynı anda. başı bozuk korkulara teslim edilen özgürlük kavramı bunun neresinde diye ispatlanamaz sorgular ile bir sonuca ulaşmak da mümkün görünmüyor. oysa her yaratım dizaynımızı giriş-gelişme-sonuç üçlemesine teslim etmiş olanlarla bu tartışmaya girmek hiç doğru değil.
sonucu öngörmeden başlanan bir kavram olarak hayat tüm bu konuşulanlar ardından daha da "ölü doğan bebek" konseptine uygun düşüyor. o halde, biz bize sunulandan rahatsızken, bize bunu sunana olan bağlılığımızı bile sorgulayamazken....... baştan alalım mı?
neden?